Aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2011 Cuma

Sevgi,"Basitçe" Nasıl Kaybedilir?

Bir sevgi "basitçe" nasıl kaybedilir, biliyor musunuz;

Ona olduğun gibi görünmek yerine olmak istediğin gibi görünerek
ve
onu olduğu gibi görmek yerine olmasını istediğin gibi görerek!
Sevgiye temel "güven"i zedele önce;
bu kadar basit!
Başarılar (!)

26 Şubat 2011 Cumartesi

"Ayva" ya da "Masumiyet Karinesi: Herkes, Aşkı Tadana Kadar Masumdur"

    -"Herkes, aşkı tadana kadar masumdur."
    -"O zaman şeytanlık yapalım (:"
    -"Mesela; elma diyelim çıksın, armut diyelim dibine düşsün. Yok, şeytanlık yapacaksak en iyisi elma yedirelim. Yediklerinin ayva olduğunun sonradan farkına varsınlar."
    -"Ayvayı yemek istiyorum. (: Bence güzel bir meyve."
    -"Ben çocukken en çok ayvanın üzerindeki tüyleri parmaklarımla kazımayı severdim. Halen daha severim. O zaman ben büyümedim. Nostalji? Ya da beynim hasar gördü, ne dediğimi bilmiyorum."
    -"Evet, ne de tatlı olurdu öyle. Beynin sağlam. Sadece şu an içten içe ayva yemek istiyoruz. Sorun bu."
    -"Elif Şafak'a misilleme "Ayva" diye bir kitap yazıp, kapağını ondan daha pembe yapacağım. Yapmayan n'olsun! Hıh!"
    -"Yapmayan hep ayva yesin. Ayrıca sana biraz ilham verdim. Önsözde ismim geçmezse neler yaparım! Yapmayan n'olsun! Hıh!"
    -"Ayvayı bizzat yediği tecrübeyle sabit sana diye... Olurmu?"
    -"Mu ayrı yalnız :P valla olur neden olmasın?"
    -"Biliyorum, gece gece söyletme beni :) Doğru tuşa basamadım. Düzeltemedim de."
    -"De'yi ayrı yazan biri... Ne kadar özelsin. :D"
    -"Ben, bir şey okurken Türkçe imlâ kurallarına uyulmaması sebebiyle okuduğu şeyden çabucak soğuyan, hatta bu duruma sinir olan biriyim."
    -"Sus, daha fazla söyleme. Yoksa...yoksa...yoksa..."
    -"Haydi uyuyalım. Elma.... Yok, değil. Ayva o, ayva."
    -"Sarılalım."


20 Şubat 2011 Pazar

Eski Sevgilinin Arkadaşları

    Yolda yürürsünüz, kalabalıklar arasında. O kalabalıklar arasından bir yüz çok tanıdık gelir ileriden. Yaklaştıkça anlam verirsiniz, kimdir gelen. Kimmiş o gelen?
    Saniyeler içerisinde bir iç konuşma başlayıverir: "Ne yapsam? Görmesem mi? Ya beni görmüşse? Yolumu mu değiştirsem? Aman canım, bana ne? Yol, tek onun yolumu? Hem niye ben saklanmaya çalışıyorum? Ya onu gördüğümü görmüşse? Yok, hiçbir şey olmamış gibi yürümeye devam etmeli. Belki, sevgilimden ayrılmış olsam da konuşur. Ya da konuşmaz. Lanet olsun! Ayrıldığımda geçmiş olsun diye aramadı bile. Arkadaşı ama, aramak zorunda mı ki?"
    Hemen bir şeylerle oyalanmaya başladım. Sanki cebimde bir şeyler arıyormuş gibi yaptım. Elimdeki gazete sayfaları arasına yöneldim sonra. Yanımdan geçip gidene kadar farazi bir meşguliyet derdine düştüm.

    Yanımdan geçti gitti. Görmedi. Sevgilimle ayrıldığımızda bir geçmiş olsun bile demedi. Oysa sevgilimle -artık eski- beraberken anlar ne sıcak ve güzeldi.
    Bir suçluluk yayılmaya başlıyor insanın içine, kalbinden. Oysa suçlu olacak bir durum da yok da, iki insanın sebepsiz uzaklığı bir anda ilk akla gelen. Biten sadece aşk değil, hayattır bu sebeple. Ayrılıklar, yalnız sizi değil, tüm arkadaşlıkları yitirir; sorgusuz, sualsiz...

    Yürü bakalım, arkana sakın bakma! Evet! İçinden konuş, telkin ver kendine. Haydi bakalım! Her adımda derin bir nefes ver, beyninde oluşan kötü düşüncenin içine sızmasına izin verme. Dolaşma boşuna, rahatlayamayacaksın. Eve git sen en iyisi. Bilgisayarı aç. Bu yazıyı yaz, rahatla!

Sentez

    I. Tez

    Aşk, iki taraflıdır. Ayrılık da...


    II. Antitez

    Birinci Tekil Şahıs: Hayır. Benden ayrılmış olabilir. Ben iyiyim. Hem zaten önceliğim o değildi, benim başka sorumluluklarım var. Hem, ben ilk defa aşk acısı çekmiyorum canım. Sahi! Söylesenize bana. Sonraki ayrılıklarda aşk acısı çekilmesi saçma değil mi? Hani, ilk defa aşık olmadığını esas alırsan... Hı? Haksız mıyım?

    İkinci Tekil Şahıs: Ayrılmak zorundaydım. Ben ondan ayrı yapamazdım. Yani, severek ayrıldım. Ben ayrıldım. Biliyorum o istemedi. Ama böyle olması lazımdı. Yani, bence böyle olmalıydı. O bir yerde, ben bir yerde. Onun kadar güçlü değilim sanırım. Yani, zorunlu hizmetim sebebiyle ondan mekansal olarak ayrılık, beni daha da üzecekti. O nedenle ben onu daha fazla özleyip acı çekmektense, bunu tamamen bitirmek istedim. Bana "Sen intihar ediyorsun." dedi. Bilmem, belki de haklı. Üzgünüm. Çok. Ama böyle olmalıydı. Ben iyiyim; iyi olmalıyım.


    III. Sentez

    Birinci Tekil Şahıs'ın İç Sesi: Çok canım acıyor.

    İkinci Tekil Şahıs'ın İç Sesi: Çok canım acıyor.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...