Facebook'umda öylece duruyor. Görüşmüyoruz artık, mesajlaşmıyoruz da... Gönderilerimize yorum da yapmıyoruz. Onu bırak, gönderilerimizi beğenmiyoruz da... Öylece izliyoruz birbirimizi.
Yazdığı bazı şeyleri sanki bana bir şey söylemek istiyormuş gibi algılıyorum. Alınganlık değil mi, insanı en hassas yerinden yakalayıveriyor, sanki tüm oklar sana geliyormuş gibi hissediyorsun.
Mesaj yazmamak için inatlaşıyoruz. Birbirimizle iletişime geçmek istemiyor ama hayatımızda ne olup bittiğini de öğrenmek istiyoruz. Önceden ortak arkadaşlarla olurdu bu işler. Onun hayatında ne olup bittiğini en önemli sır gibi öğrenmek isterdik ortak arkadaşlardan. Şimdi sağ olsun Facebook var. Sessiz sedasız birbirimizi takipteyiz.
Bu zincir kırılsın istedim. Biraz olsun bir iki sohbet edip, etraftan duyduğum şeyleri o bana onaylasın istedim. Mesela, gerçekten de hayatının çok iyi olmadığını söylesin. Bu aralar epey üzücü şeyler yaşadığını söylesin. Bunları etraftan duymakla kalmayayım, o bana söylesin. Hatta yazışma uzun sürsün ve telefonla konuşalım sonrasında. Bir şeyler başlamasın tekrardan; sadece aramızdaki o yıkık yaşanmışlığı yok edip, iki arkadaşa çevirebilsek olayı...
Biliyor musun? Az önce sana bir mesaj yazmaya çalıştım. Ama koca bir İPTAL duruyordu mesaj kutusunun altında, GÖNDERin yanında. Sen beni GÖNDERdin ya hayatından, ondan İPTAL oldum ben. Ve o nedenle adımı seçtim. İPTAL.
tâ
Eski Sevgili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eski Sevgili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Şubat 2011 Pazar
20 Şubat 2011 Pazar
Eski Sevgilinin Arkadaşları
Yolda yürürsünüz, kalabalıklar arasında. O kalabalıklar arasından bir yüz çok tanıdık gelir ileriden. Yaklaştıkça anlam verirsiniz, kimdir gelen. Kimmiş o gelen?
Saniyeler içerisinde bir iç konuşma başlayıverir: "Ne yapsam? Görmesem mi? Ya beni görmüşse? Yolumu mu değiştirsem? Aman canım, bana ne? Yol, tek onun yolumu? Hem niye ben saklanmaya çalışıyorum? Ya onu gördüğümü görmüşse? Yok, hiçbir şey olmamış gibi yürümeye devam etmeli. Belki, sevgilimden ayrılmış olsam da konuşur. Ya da konuşmaz. Lanet olsun! Ayrıldığımda geçmiş olsun diye aramadı bile. Arkadaşı ama, aramak zorunda mı ki?"
Hemen bir şeylerle oyalanmaya başladım. Sanki cebimde bir şeyler arıyormuş gibi yaptım. Elimdeki gazete sayfaları arasına yöneldim sonra. Yanımdan geçip gidene kadar farazi bir meşguliyet derdine düştüm.
Yanımdan geçti gitti. Görmedi. Sevgilimle ayrıldığımızda bir geçmiş olsun bile demedi. Oysa sevgilimle -artık eski- beraberken anlar ne sıcak ve güzeldi.
Bir suçluluk yayılmaya başlıyor insanın içine, kalbinden. Oysa suçlu olacak bir durum da yok da, iki insanın sebepsiz uzaklığı bir anda ilk akla gelen. Biten sadece aşk değil, hayattır bu sebeple. Ayrılıklar, yalnız sizi değil, tüm arkadaşlıkları yitirir; sorgusuz, sualsiz...
Yürü bakalım, arkana sakın bakma! Evet! İçinden konuş, telkin ver kendine. Haydi bakalım! Her adımda derin bir nefes ver, beyninde oluşan kötü düşüncenin içine sızmasına izin verme. Dolaşma boşuna, rahatlayamayacaksın. Eve git sen en iyisi. Bilgisayarı aç. Bu yazıyı yaz, rahatla!
tâ
Saniyeler içerisinde bir iç konuşma başlayıverir: "Ne yapsam? Görmesem mi? Ya beni görmüşse? Yolumu mu değiştirsem? Aman canım, bana ne? Yol, tek onun yolumu? Hem niye ben saklanmaya çalışıyorum? Ya onu gördüğümü görmüşse? Yok, hiçbir şey olmamış gibi yürümeye devam etmeli. Belki, sevgilimden ayrılmış olsam da konuşur. Ya da konuşmaz. Lanet olsun! Ayrıldığımda geçmiş olsun diye aramadı bile. Arkadaşı ama, aramak zorunda mı ki?"
Hemen bir şeylerle oyalanmaya başladım. Sanki cebimde bir şeyler arıyormuş gibi yaptım. Elimdeki gazete sayfaları arasına yöneldim sonra. Yanımdan geçip gidene kadar farazi bir meşguliyet derdine düştüm.
Yanımdan geçti gitti. Görmedi. Sevgilimle ayrıldığımızda bir geçmiş olsun bile demedi. Oysa sevgilimle -artık eski- beraberken anlar ne sıcak ve güzeldi.
Bir suçluluk yayılmaya başlıyor insanın içine, kalbinden. Oysa suçlu olacak bir durum da yok da, iki insanın sebepsiz uzaklığı bir anda ilk akla gelen. Biten sadece aşk değil, hayattır bu sebeple. Ayrılıklar, yalnız sizi değil, tüm arkadaşlıkları yitirir; sorgusuz, sualsiz...
Yürü bakalım, arkana sakın bakma! Evet! İçinden konuş, telkin ver kendine. Haydi bakalım! Her adımda derin bir nefes ver, beyninde oluşan kötü düşüncenin içine sızmasına izin verme. Dolaşma boşuna, rahatlayamayacaksın. Eve git sen en iyisi. Bilgisayarı aç. Bu yazıyı yaz, rahatla!
tâ
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)